22 Mart 2010 Pazartesi

16-Kin

On iki saat sonra akla gelecek herkes hastahanedeydi, Leyla park yerinde bekliyordu. Teyzesinin kindarlığı Gökçen’in tüylerini diken diken ediyordu.
Leyla, cenazede de hep geride durdu. Canan’a başsağlığı diledi ama daha sonra hiç konuşmadı onunla. Aslı kadar olmasa da Ece’yle ilgilendi ama Canan’la konuşan hep Faruk oldu.
Nurullah Bey de kaldıramadı kızının bu kindarlığını. Kalp hastası adamcağıza, evlat acısı görmeden göçmek nasip olmadı. Leyla’nın, kardeşinin ölümünü nasıl da soğuk karşıladığını görüp biraz daha üzülmesi gerekti. Buna üzülürken, düşünmedi de değil; ya her acıyı içine atmaktan, sonunda Leyla da ağır bir hastalığa yakalanırsa! Böyle kuruntuları içinde büyüte büyüte, oğlundan dört ay sonra Nurullah Bey de vefat etti.
Gökçen içten içe, her iki ölümden de teyzesini sorumlu tuttu. Dayısının ölümüne tam bağlayamıyordu da, dedesinin ölümünde Teyze’sinin sevgisizliğinin etkili olduğundan emindi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder